Kanola yağı dünyadaki en yaygın tüketilen bitkisel yağlardan biridir, ancak şaşırtıcı bir şekilde sağlığa etkileri hakkında çok az şey bilinmektedir. Temple Üniversitesi’ndeki Lewis Katz Tıp Fakültesi araştırmacıları tarafından 7 Aralık’ta Scientific Reports dergisinde yayınlanan yeni bir araştırma kanola yağı tüketimini, kötüleşen hafızayla, farelerde öğrenme güçlüğü ve kilo artışı ile ilişkilendiriyor. Çalışma kanola yağının beyin için sağlıklı olduğundan daha fazla zararlı olduğunu öne süren ilk araştırma olma özelliğini taşıyor. Domenico Praticò, Farmakoloji ve Mikrobiyoloji Departmanları Profesörü ve LKSOM’daki Alzheimer Merkezi Direktörü: “Kanola yağı, diğer bitkisel yağlardan daha ucuz olduğu için çekicidir ve sağlıklı olduğu ilan edilmektedir ancak çok az sayıda çalışma, özellikle beyin açısından bu iddiayı inceledi. “

Kanola yağının beyindeki fonksiyonları nasıl etkilediğini görmek isteyen Dr. Praticò ve Dr. Pratico’nun laboratuvarında okuyan ve yeni araştırmayla birlikte yazar olan Elisabetta Lauretti, çalışmalarını bellek bozukluğu ve amiloid plaklar ve nörofibriler yumrular oluşumu üzerine yoğunlaştırdı. Çeşitli nörofibriller, yumruların oluşumundan sorumlu olan amiloid plaklar ve fosforile tau, Alzheimer hastalığında nöronların işlev kaybı sonucunda dejenerasyon ve hafıza kaybına neden olur. Kanola yağının etkisini gözlemlemek için araştırmacılar bir fare deneyi tasarladılar. Praticò ve Lauretti, daha önce 2017’de daha önce yayınlanan zeytinyağı araştırmasında aynı fare modelini kullanmışlardı. Bu çalışmada, sızma zeytinyağı ile zenginleştirilmiş diyetle beslenen farelerinin, amiloid plaklar ve fosforile tau düzeyleri düşmüş ve hafızada gelişme gözlemlenmişti. En son yaptıkları çalışmalar için, kanola yağının beyne benzer şekilde yararlı olup olmadığını belirlemek istediler.

Araştırmacılar, hayvanlar Alzheimer hastalığının belirtileri geliştirmeden önce, altı ayda fareleri iki gruba ayırarak başladılar. Bir gruba normal bir diyetle beslenirken diğeri günde yaklaşık iki çorba kaşığı kanola yağı eşdeğerinde bir diyetle beslendi. Araştırmacılar daha sonra hayvanları 12 ayda değerlendirdiler. Gözlemlenen ilk farklılıklardan biri vücut ağırlığıydı. Kanola yağı kullanılan diyetlerdeki hayvanlar normal diyette farelerden önemli ölçüde daha fazla ağırlık aldı. Labirent testleri gibi testler sonucunda ise çalışma belleğini, kısa süreli hafızayı ve öğrenme kabiliyetini ölçen araştırmacılar bariz bir fark bulmayı başardı. Altı aylık bir süre zarfında kanola yağı tüketen fareler, çalışma belleğinde bozulmalar yaşadı.

İki grup fareden alınan beyin dokusunun incelenmesi, kanola yağı ile beslenen hayvanlarda amiloid beta 1-40 seviyelerinin büyük oranda azaldığını ortaya koymuştur. Amiloid beta 1-40, amiloid beta proteinlerinin daha çözünür halidir. Genellikle beyinde faydalı bir rol oynadığı düşünülür ve daha zararlı çözünmeyen form olan amiloid beta 1-42 için bir tampon görevi görür. Kanola yağı diyetindeki hayvanlarda, beyinde amiloid plakların oluşumunda artış gözlendi ve  nöronlar arasındaki bağlantı sayısında belirgin bir azalmaya bulundu. Nöronların birbirleriyle bağlantı kurduğu alanlar, hafıza oluşumu ve alınmasında merkezi bir rol oynar.

“Amiloid beta 1-40, amiloid 1-42’nin etkilerini nötralize eder, bu da çalışmamızda gözlemlenenler gibi 1-40’da bir düşüş, 1-42’lik kısmını kontrolsüz bıraktı” diyor Dr. Praticò. “Modelimizde, bu orandaki değişim önemli sinir hasarına, sinirsel temasların azalmasına ve hafıza zayıflamasına neden oldu.” Bulgular, uzun süreli kanola yağı tüketiminin beyin sağlığına yararlı olmadığını ileri sürdü. Dr. Praticò son olarak “Kanola yağı bitkisel bir yağ olsa da, sağlıklı olduğunu söylemeden önce dikkatli olmalıyız. Bu çalışmadan elde edilen bulgulara dayanarak, kanola yağı, kanıtlanmış sağlık yararları olan yağlara eşdeğer olduğu düşünülmemelidir.” diyerek sözlerini noktaladı

 

Reklamlar